Alzheimer veya diğer Demans hastaları bizler kabul etmesek de hastalıklarının belli bir aşamasından sonra bakıma ihtiyaç duyar hale gelirler. Birey altını tutamayabilir, argresifleşebilir veya kontrolsüz şekilde hareketli hale gelebilir.

Bu durumda bir huzurevi ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Ancak tüm bunlar olmasa bile, hastanın bakımından sorumlu bireyler konu hakkındaki tecrübesizliklerinden dolayı sıkıntı çekebilir, zaman ayıramaz halde olabilir veya tamamen iyi niyetli oldukları halde yapı olarak agresif olabilirler.
Kısacası alzheimer veya demans hastası bireyin yaşadığı değişimler huzurevi ihtiyacının tek kaynağı olmayabilir.
Özellikle Alzheimer’in orta evrelerinden itibaren Demans hastasını 24 saat boyunca denetim altında tutmak gerekir. Huzurevine geçme kararını vermek çok zor olabilir, ancak alzheimer için tasarlanmayan bir evde hastanın ihtiyaç duyacağı bakımı sağlamak mümkün olmayacaktır. Bir huzurevine taşınma ihtiyacının ortaya çıkıp çıkmadığını şu sorulara cevap vererek bulabilirsiniz.
1. Demanslı birey şu an evinde güvenli mi?
2. Ben/biz kontrol altında tutarken alzheimer hastası bireyi tehlikeye atıyor olabilir miyiz?
3. Kişinin fiziksel yetenekleri kişisel bakım ihtiyacını karşılayabilecek durumda mı?
4. Ben/biz huzursuz, sabırsız ve stresli bir bakıcı mı oluyorum?
5. Ben/biz ailemizi, kendimizi, işimizi ihmal ediyor muyuz?
6. Huzurevinde sağlanacak bakım ve sosyal etkileşim Alzheimer veya Demans hastası yakınımıza fayda sağlar mı?
Bir sevdiğinizle ilgili böyle bir hamle yapmak önceden planlanmış olsa bile stresli bir deneyim olabilir. Kendinizi suçlu hissedebilir ve doğru şeyi yapıp yapmadığınızı merak edebilirsiniz. Bu duygular herkeste ortaktır. Ancak bu süreçleri yaşayan ve kendi şartlarına uygun en iyi huzurevi seçimini yapan aileler en doğru yol olduğunu söylüyor.
Unutmayın Alzheimer veya Demans hastaları için desteğin nerede sağlandığı değil, gerekli desteğin ve doğru sağlanıp sağlanmadığı önemlidir.