Demans Nedir?

Huzurevi Ziyareti

Huzurevi Yeni Bir Hayat

Hayat sonsuz bir koşturmaca gibi. Hangi yaşta olursanız olun. Hep bir yerlere yetişme telaşı, hep bir geç kalmışlık hissi.
Önce okula, sonra arkadaşlarına, sonra işine, evine, toplantıya hatta bir sonraki toplantıya yetişmek isterken bir de bakıyorsunuz yıllar geçmiş. Vakit geri döndürülemez bir şekilde kaybedilmiş.
Bu kez telaşı olanların arasında kalıyor insan ve yıldırıcı başka bir macera başlıyor. Yıllarca kendi yaşadığına benzer koşuşturmacaların içindeki insanlarla birşeyler paylaşabilmek için verilen uğraş ve yine başka bir koşuşturmaca.
Oysa, insanoğlu belki ilk gençliğin o deli zamanları dışında dinginliği aramaz mı? Gün içinde kendine vakit ayırabileceği, “kafa dengi” bir arkadaşla sohbet edebileceği zamanları…
İşte huzurevi bunu yapabilmenin en doğru yolu olababilir.
Huzurevi’nde her gün başka bir etkinliğe katılabilirsiniz. Bu etkinlikler koşuşturmacayla stresle dolu günlerin acısını çıkaracak şekilde hazırlanır ve keyifli zamanlar geçirmenizi hedefler.
Ayrıca sıcak bir arkadaş sohbeti de her zaman en yakınınızda sizi bekler. Huzurevi sakinlerinin sizin anlattıklarınızı dinleyecek vakti her zaman vardır. Ya da keyifli bir sohbeti hiçbir yere yetişme sıkıntısı yaşamaksızın siz de dinleyebilisiniz.
Huzurevi; uzun yorucu günlerin sonunda hoş bir dinlenme olanağı; sıkı dost sohbetleri; kendinize özel zamanlar demektir.

Sizden Gelenler

Değiştirilmiş Alzheimer İlaçları Bazı Otizm Türlerini Tedavi Edebilir

A-DORA Huzurevleri-Özel Bakım Üniteleri özellikle Alzheimer ve Demans hakkında dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor.

Huzurevlerimizdeki misafirlerimizin daha kaliteli bir yaşam sürmeleri için çıktığımız yolda içine kapalı bir yaklaşımın bizi kendimizi tekrar etmeye iteceğini biliyoruz.

Faraday ilk elektrik motorunu yaptığında karşılaştığı soru, “bu ne işe yarayacak?” olmuştu. Bugün kendini bilime adamış cefakar insanlar; Alzheimer gibi, Demans gibi, Otizm gibi sorunları hayatımızdan çıkarmak için bizim “ne işe yarayacağını” bilmediğimiz çalışmalar yürütüyorlar.

Aşağıda okuyacağınız haber böyle bir çalışmayla ilgili;

DEĞİŞTİRİLMİŞ ALZHEİMER İLAÇLARI BAZI OTİZM TÜRLERİNİ TEDAVİ EDEBİLİR

Deney fareleri üzerinde yapılan yeni bir çalışmaya göre, Alzheimer ve Deman’s hastalarının tedavisi için hazırlanmış iki ilaç otizm benzeri özellikleri hafifletiyor.

NitroSynapsin denen füzyon ilacın, otizmin etken geni olmaya aday MEF2C’nin bir kopyasının eksik olduğu farelerde sosyal ilgiyi arttırdığı, tekrarlayıcı davranışları azalttığı gözlemlenmiştir.

İlaç belki de tüm Otizm bozukluklarının ortak özelliği olan ve aşırı nöron aktivitesine yol açan sinyal dengesizliğini azaltmayı sağlayarak önemli bir başarı elde etmiş oldu.

Kaliforniya, La Jolla’daki Scripps Araştırma Enstitüsü, Nöroloji Tanı Merkezi yöneticisi Stuart Lipton “birçok otizm formunun tedavisinin mümkün” olduğunu söylüyor.

Lipton’un başında bulunduğu ekibin bahsedilen ilacın fareler üzerinde yapılmış deneylerde tüberoz skleroz ve Rett sendromu, otizm etkilerini hafiflettiğine ilişkin yayınlanmamış başka çalışmaları da bulunuyor.

Yetkililer ilacın bu haliyle insanlar üzerinde etkili olup olmadığını söylemek için çok erken olduğunu ancak sonuçların çok umut verici olduğunu söylüyor.

London King’s College’dan Nöroloji bölüm başkan yardımcısı, Grainne McAlonan konu hakkında “Otizmli bireylere fayda sağlayacak bileşiklerin repertuarına katkıda bulunma ihtimali olan bu tür çalışmaları memnuniyetle karşılıyoruz” diyor.

İlaç Düeti;

NitroSynapsin, Alzheimer ve Demans hastalarını tedavi etmek için yıllarca kullanılmış, memantin’in modifiye edilmiş bir türüdür.

Memantin’in klinik deneylerde Otizm üzerinde çok sınırlı bir etkisi olduğu görüldü. Lipton bu yetersizliği görmekle birlikte memantin’in önemli bir potansiyeli olduğunu ve henüz “alınması gereken çok yol olduğunu” söylüyor.

Kaynak: spectrumnews.org

Aile İçinde Alzheimer

Alzheimer, kişisel bir sağlık sorunudur. Fakat, tüm aileyi kaygılandırır!

Size Alzheimer teşhisi konduğunda, bu kardeşleriniz veya çocuklarınız için ne anlama geliyor? Ya da bir akrabanıza Alzheimer teşhisi konduğunda, siz ne hissetmelisiniz!

Harvard Tıp Okulu’nda nöroloji profesörü olan Dr. Gad Marshall, “İnsanlar, babasının, dayısının ya da halasının Alzheimer olduğunu öğrendiğinde bunun kendisi için de bir kader olduğunu düşünüyor ama bu doğru değildir” diyor. “Aile hikayesi genel olarak riske katkı sağlasa da yaş daha önemli bir etkendir. Ailede Alzheimer hikayesinin olması riski arttırır ama genel rakamın içinde büyük bir yer tutmaz.”

Sayılarla Aile Tarihi

Aile öyküsü hakkında yapılan çalışmalar, Alzheimer hastalığı tanısı almış yakın akrabanız varsa sizin riskinizin %30 arttığını söylüyor. Bu %30 anlamlı bir risk artışı gibi görünüyor.

65 yaşın altında Alzheimer teşhisi konulması oranı %2’dir. Aile öyküsündeki %30’luk artış 1.000 kişide 20 olan görülme sayısının 26’ya çıkması demektir yani mutlak artış nispeten küçüktür.

Oysa yaş ise daha büyük bir risktir. Örneğin, 70 yaşında Alzheimer teşhis oranı %5’e çıkar ve bu 60 yaşa göre iki kattan fazladır. Burada da aile geçmişi %30 etkilidir, riskin %6,5’e çıkmasına sebep olur ve yine nispeten küçük bir artışı temsil eder.

Genetik Testler Faydalı Değil

Bir akrabaya Alzheimer teşhisi konduğunda, aile üyeleri “Alzheimer geni” için test edilmelerinin gerekip gerekmediğini merak ederler. Marshall, “Daha az açıklama ile hızlı bir hayır ya da uzun hayır olabilir, ancak cevap neredeyse her zaman hayır” diyor. “Bu size yardımcı olmayacaktır, çünkü bu hastalığı geliştirip geliştirmeyeceğinizi size söylemeyecektir. Sadece size daha büyük veya daha düşük bir risk altında olduğunuzu söyleyecektir.”

Apolipoprotein E (APOE4) denen bir gen Alzheimer için daha büyük risk demektir. APOE4’ün bir kopyasına sahipseniz, riskiniz üç katına çıkar. Çok daha nadir olarak iki kopyanız varsa, riskiniz 10 ila 15 kat daha yüksektir.

Ancak APOE4’e sahip olmak kesinlikle demans geliştireceğiniz anlamına gelmez. 70 yaşlarına giren insanların, yaklaşık% 25’inde risk geninin bir veya daha fazla kopyası vardır. Ancak risk oranı %5’tir. Aynı şekilde, APOE4’ün yokluğu da sizi korumaz, Alzheimer’li kişilerin yaklaşık% 35’i risk genlerine sahip değildir.

Bu genetik testin, bir veya daha fazla APOE4 kopyasına sahip olduğunuzu ortaya çıkarması, size gerçekten bilmek istediğiniz şeyi söylemez; Alzheimer hastalığından kesinlikle muzdarip olacak mısınız? Risk genine sahip olduğunuzu bilmek, korku aşılayabilir ve yaşam kararlarınızı olumsuz yönde etkileyebilir.

Genetik danışmanlar, yakın akrabaları Alzheimer hastalığı geliştiren kişileri test yapılmaları için cesaretlendiriyorlar. Oysa Dr. Marshall, “Genin olması daha yüksek bir riske sahip olduğunuzu söylüyor, ancak bu demans alacağınız anlamına gelmez” diyor.

Ailenizde bir kişide Alzheimer teşhis edilirse ne yapmalısınız?

  • Bizimle iletişime geçin İnternet sayfamız: https://www.adorahuzurevi.com/
  • Gelecekle ilgili planlarınızı yapın.
  • Uzun süreli bakım seçeneklerini araştırın.
  • Fiziksel sağlığınıza dikkat edin
  • Genetik testlerden uzak durun

 

Kaynak: www.health.harvard.edu

Bir İstanbul Huzurevi

İstanbul deyince bugün, erguvanlarla süslü sokaklar veya güzel lale bahçeleri gelmiyor kimsenin aklına.
Aynı şekilde İstanbul’da huzurevi deyince eskisi gibi tedirgin de olmuyoruz.
Artık uzun yıllar öncesinde kalan geniş aile kavramı, büyük müstakil evler yok. Herhangi bir yerden en yakın başka bir yere gitmenin saatler sürdüğü çağdayız.
Sağlıklı insanların dahi birbirlerini bulamadığı ortamda Alzheimer veya Demans gibi rahatsızlıkları bulunan yaşlı insanlara kalan evlerinden dışarı adım atamadıkları yalnız bir hayat.
Oysa herkes gibi onlarında sosyal bir hayata, spor yapmaya, bazı etkinlikleri takip etmeye ihtiyaçları var.
Hayat her yaşta aynı şekilde akar unutmayın. Bir yaşlı, Alzheimer veya demans hastası içinse, çıkılamayan sokak kapısında, gidilemeyen gürültülü bir parkta, ihtiyaçlarını anlamayan eğitimsiz bir kişinin ellerinde hayat çekilmez hale gelebilir.
A-Dora Huzurevlerin de misafirlerimize, her gün yeni etkinlikle profesyonel bir hizmet sunuyoruz. İstanbul’u huzurlu bir ev haline getirme şansımız yok ama; misafirlerimize İstanbul’da bir huzurevi, bir İstanbul huzurevi vermenin keyfini yaşıyoruz.

Bozulan Sirkadiyen Ritim Alzheimer Hastalığının Tetikleyicisi Olabilir

Uyku bozuklukları, anksiyete, demans ve travmatik beyin kanaması gibi birçok beyin bozukluğu ile ilişkilidir.

Bugün ortaya çıkan yeni bulgular, anormal uyku-uyanıklık döngülerinin beyin patolojisini de olumsuz yönde etkilediğini gösteriyor.

Araştırmacılar, bozuk uyku dengesi ve düzensiz sirkadiyen ritimlerin beyin üzerindeki etkileri daha iyi anlaşıldıkça Alzheimer, anksiyete gibi bozuklukları engellemek veya hafifletmek için yeni yollar buluyorlar.

Nörobilim Derneği’nin yıllık toplantısında ortaya konan çalışmalar Neuroscience 2018 dergisinde yayınlandı. Son çalışmalar “iyi bir uyku çekmenin” ve bunu düzenli olarak yapmanın önemini göz önüne seriyor.

Toplantının moderatörü, Harvard Tıp Fakültesi’nden Tıp Doktoru Clifford Saper;  “Bugün sunulan çalışmalar, uyku düzeninin neden birçok hastaya zarar verdiğini anlamamıza yardımcı oluyor” Ayrıca “uyku-uyanıklık dengesi ve Sirkadiyen ritimleri düzenlemeye odaklanan tedavilerin Alzheimer hastalığı ve anksiyete bozukluğu da dahil olmak üzere geniş bir hastalık dizisinin önlenmesi veya tedavisinde faydalı olabileceğini ve ayrıca herkes için iyi bir uykuya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayacağını ileri sürüyorlar.” dedi.

Kaynak: Society for Neuroscience